Hemen Yakınında Bir Cennet: Kaz Dağları

Daha önce sizlere Çanakkale Şehitliği ve Assos anılarımızı yazmıştım. Bozcaada'ya geçmeden önce Kaz Dağları'ndan da biraz söz etmek istedim, çünkü çektiğimiz fotoğraflara yeniden baktığımda hiç es geçilecek gibi değillerdi.

Tanıdık geldi mi? :) ("Eyvah Eyvah " filminden)
Assos'a geçerken Kaz Dağları Milli Parkı'nın yol üstünde olan kısmını ziyaret ettik. Kaz Dağları çok geniş bir alanı kapsıyor ve Ege kıyılarına kadar uzanıyor. Sizinse bir kısmını gezmeniz mümkün.

Gitmeden, her fotoğrafını gördüğümde, tam meditasyon yapılabilecek bir yer olduğunu düşünürdüm.


Aslına bakarsanız, tam da oksijeni içinize çeke çeke yürüyeceğiniz, akan suların sesiyle huzuru bulacağınız muhteşem bir yer. Doğanın öyle inanılmaz bir güzelliği var ki, burası gerçek olamaz cennet olmalı diyorsunuz ama tam da o anda yandan yükselen darbuka sesi, ayaklar akan suda elde nargile tüttürmeceler ve mangal kokuları sizi "Burası, dünyanın en muhteşem yerlerinden biri olabilir ama insanların çoğunun beklentisi her yeşil ve mavi alan gördüğünde aynı." düşüncesine itiyor. 


doğa

doğa

doğa
Bu tahta iskelenin üzerinde korka korka fotoğraf çekildim :) 

doğa

doğa

Kaz Dağları, Alp Dağları'ndan sonra dünyada en fazla oksijenin üretildiği yer. Burası ile ilgili bir çok efsane var. Benim www.kazdaglari.org adresinden alıntıladığım efsane ise en yaygın olanı.

 Tanrıların Dağı Olimpos’ta yapılan bir düğüne tüm tanrı ve tanrıçalar davet edilmiş, ancak nifak tanrıçası Eris çağrılmamıştı. Bu duruma sinirlenen Eris düğünün eğlencesini bozmak için düğün sofrasının ortasına üzerinde “en güzele” yazılı altın bir elma atar. Güzel olduğunu düşünen tanrıçaların ellerinde dolaşan elma sonunda üç güzelin arasında kalır. Zeus’un huzuruna çıkan Hera, Afrodit ve Athena  elmayı en güzele vermesini isterler. Zor durumda kalan Zeus en güzeli seçmesi için  İda Dağı’nda çobanlık yapan Paris’e gönderir onları. Ancak Paris sıradan bir çoban değil Truva Kralının oğludur. Doğduğunda kahinlerin bu çocuk Truva’nın mahvına sebep olacak demeleri nedeniyle  İda Dağı’na bıraktırılmış ve burada büyümüştür. Paris kendisine Helena’nın aşkını vadeden  Afrodit’i güzel seçer. Ardından Helena’yı alıp Truva’ya kaçırır. Böylece on yıl sürecek savaşlar başlar ve kehanet doğru çıkar. Yani Truva mahvolur.”

Bu arada, Assos'a geçmeden hemen önce Bayramiç Hacıkayyum'da hayatımda yediğim en lezzetli etlerden birini yedim. Genellikle, düğün sonrası gelinirmiş. Biz çok beğendik, tavsiye ederim.

Umarım, sizin de bir gün yolunuz düşer.

Yakında Bozcaada gelecek...

Yorumlar

Popüler Yayınlar